Untitled
O kadar yalniziz ki… Söyleyecek onca şey varken, dilimiz kesilmişcesine sesiz kalıyoruz. Canımız bile acımıyor, yozlaşmaktan… Belki de bizi korumaya çalışırken, kınadıkları insanlara dönüştüler çünkü başkalarının hayatlarıyla öyle ilgiliydiler ki bataklıgın onları yavasca içine çektigini fark etmediler. Peki kendileri düşerken yok ettikleri hayatların hesabını kim verecek? Yada onlar acı çekerken geride kalan masum, merhametli insanların vicdanlarının acısını kim dindirecek? Belki hak ettiler bataklığı fakat onlara merhamet etmemek mi doğru olanı? Eğer öyle ise dinler haklımı? Tıpkı tecavüze ugrayan kurban, tecavüzcüsüne merhamet gösterse bile Tanrı’nın O’na merhamet göstermeyecegi söylenir. Bu durumda hayatımızı s.kenlere de merhamet göstemememız mı gerekiyor?
Ne sanıyorlardı ki, ömürleri boyunca pisliklerinin açıga cıkmayacagını mı? Ve mutlu mesut yasayacaklarını mı? Yeryuzunde butun pislikler elbet birgün açıga cıkar, bunu onlara kimse söylemedi mi? “İnsana en büyük acıyı, en yakınındaki yaşatır” derler, belki başkaları hayatınızda bu denli kasırga yaratamaz… Ama deniz kıyısındaysanız, tufandan kacamazsınız… Herşey bittiğinde sadece birkaç dakika önce nelere sahip oldugunuzun bir önemi kalmaz, artık sizde bizden “kaybedenler” den olursunuz.
Bir günlükten…
Nasıl kızlardan hoşlanırsın?
Anonymous

kendimi7m:

Sabit bi tipim yoktur.

Benim tipim mesela?

Değerlerini kaybetmeye yüz tutmuş insanlarız ne yazikki. Bir yanimiz hala değerlerine bağli kalmaya çalişsada, çevresel faktörler buna izin vermiyor.

Unutma!

Unutma!

Her yeni bir gün yeni bir başlangiç derler ya… peki diger sayfalardan kalan mürekkep izlerini ne yapmali?

you know, how far i would like to go…

Büyükler sizi ASLA aralarina almazlar… Sadece almislar gibi yaparlar….

Unutma! Basit insanlar seni kendi seviyelerine cekerler, Sakin! Aldanma!
ROBOTS OR DINOSAURS?

Robots.

21 Aralik’da sinemalarda… Bekleriz..